Patronunuz 'biz aile gibiyiz' dese ne hissedersiniz?
70 cevap·2.6 dk·$1.56
"Aile Gibiyiz" — Güzel Söz, Ağır Yük
70 kurgusal kişiye soruldu · 29 Nisan 2026
Bir cümle özet
70 kişinin neredeyse tamamı "aile gibiyiz" lafını tanıdı, çoğu içten itiraz etti — ama çok azı bunu yüksek sesle söyleyebildi.
---
Genel kanaat
70 kişiden 42'si (%60) bu söze açıkça hayır dedi. Yalnızca 7'si (%10) olumlu karşıladı. Geri kalanlar ya sessiz kaldı ya da lafı geçiştirdi. Yani bu cümleyi duyan insanların büyük çoğunluğu içten rahatsız oluyor; ama bu rahatsızlığı dışarı vurmak başka bir mesele.
Cevaplarda tekrar eden bir kalıp var: insanlar önce "hangi aile?" diye soruyor, sonra kendi gerçek ailelerini tarif ediyor, sonra da patronun kastettiği "aile"nin o tarife uymadığını söylüyor. Bu üç adım, 70 kişinin neredeyse hepsinde görünüyor. Farklı şehirler, farklı işler, farklı yaşlar — ama aynı hareket.
Dikkat çeken bir başka nokta: 59 kişi (%84) bu soruyu ekonomik bir çerçeveden yanıtladı. Yani "aile gibiyiz" lafını duyduklarında ilk akıllarına gelen şey sıcaklık ya da aidiyet değil, maaş, fazla mesai, sigorta. Bu, lafın nasıl algılandığını oldukça net gösteriyor.
---
Ne ortak, ne ayrışan
### "Gerçek ailem başka şey"
70 kişinin tamamı cevabını aile çerçevesinden kurdu. Bu tesadüf değil. Ama çoğu, patronun söylediği "aile" ile kendi bildikleri aileyi birbirinden ayırdı. Şükriye (p_025), İzmirli çiçekçi, şöyle dedi: "Benim ailem sabah beşte kalkar, akşam yediye kadar tezgâhta durur — senin 'aile'nde kaç kişi geç kaldı diye sormadan maaşından kesiyor?" Helin (p_042), Suruç'tan mevsimlik tarım işçisi, daha kısa kesti: "Ailem beni sigorta yaptırmadan çalıştırmaz." Mehmet (p_060), 30 yıl Almanya'da çalışmış emekli, Alman ustabaşını hatırladı: "O benim ailem değildi, ben de onun. Hiç olmazsa o bunu biliyordu." Gerçek aile ile iş yeri ailesi arasındaki bu çizgi, cevapların merkezinde duruyor.
---
### "Bu laf hep bir şeyin öncesinde gelir"
Cevaplarda en çok tekrar eden gözlem bu. Sabiha (p_009), Bursalı ev kadını, şöyle dedi: "Bu söz — 'biz aile gibiyiz' — hep bir şeyin öncesinde söylenir, fark ettim yıllar içinde. Ya para geç verecekler, ya fazla iş yükleyecekler, ya bir şeyi bedava isteyecekler." Naciye (p_061), Esenyurtlu ev kadını, kocasının eski inşaat şefini anlattı: "Aile gibiyiz diyordu, sonra Hayrettin'in 3 ay maaşını geciktirdi." Cemal (p_056), Bayrampaşa'da kayıt dışı çalışan hamal, daha doğrudan söyledi: "Aile lafı çok kolay çıkıyor ağızdan, özellikle para konuşulmayacağı zaman." Bu sezgi, yaşlı-genç, dindar-laik, şehirli-köylü ayrımı gözetmeksizin ortaya çıkıyor.
---
### "Belki gerçekten inanıyordur — o daha da kötü"
İlginç olan şu: 70 kişinin büyük çoğunluğu patronun kötü niyetli olduğunu düşünmüyor. Tam tersine, iyi niyetle söylediğini varsayıyor — ve bu ihtimal onları daha çok rahatsız ediyor. Elif (p_001), İzmirli ürün yöneticisi, bunu açıkça ifade etti: "Bu cümleyi söyleyen insan muhtemelen gerçekten iyi niyetle söylüyor, kendisi de buna inanıyor. Belki o yüzden daha da rahatsız edici. Çünkü iyi niyet, sınırı ortadan kaldırmıyor — sadece görünmez yapıyor." Şima (p_014), Mardinli öğretmen, aynı yorgunluğu farklı kelimelerle aktardı: "Ne öfke ne itiraz, sadece yorgunluk." Engin (p_059), emekli siyaset bilimi profesörü, şunu ekledi: "Söyleyen adam kötü niyetli değil, sadece güç ilişkisini görmüyor, ya da görmek istemiyor."
---
### Söyleyenler de biliyor ne işe yaradığını
70 kişi arasında birkaç kişi hem çalışan hem patron konumunda. Bu kişilerin cevapları özellikle dikkat çekici. Mahmut (p_011), Adanalı atölye sahibi, açık sözlü davrandı: "Ben de söylerim bu lafı, biliyorum ne işe yaradığını — adam biraz daha sahipleniyor atölyeyi, biraz daha az şikâyet ediyor. Ama içi boş. Hem benim ağzımdan çıkınca hem de başkasının." İbrahim (p_048), Konyalı mobilya aksesuar üreticisi, daha da içe dönük bir şey söyledi: "Karşıdan duysam rahatsız olurum, ama ben söylesem... o zaman 'gerçekten öyle hissediyorum' derim. İşte bu çelişkiyi pek düşünmek istemiyorum açıkçası." Bu dürüstlük, lafın nasıl işlediğini belki en net anlatan şey.
---
Yöntem notu
Bu 70 kişi gerçek değil; bir tasarım disiplini içinde üretilmiş kurgusal karakterler. Anket değil, bir düşünme aracı. Farklı yaşlar, şehirler, işler ve geçmişler temsil edilmeye çalışıldı — ama bu bir örneklem değil. Aynı soru farklı bir kurguya sorulsa farklı sonuçlar çıkabilir. Buradaki değer, istatistik değil; aynı cümleye farklı hayatların nasıl tepki verdiğini yan yana görmek.
▸ veri sayımı (kelime-eşleşme)▾ veri sayımı
Cevaplarda hangi konu/söz-kalıbı kaç personada geçti — ham kelime-eşleştirmesi. Yorumlama değil; sayısal arka-plan.
aile/akraba bağlamı70/70
economic_frame60/70
geçim/ay-sonu59/70
olmaz/değil dedi42/70
kamuya açık paylaşmam21/70
dini söz/çerçeve15/70
asker/savaş çerçevesi14/70
kayın/namus baskısı13/70
kararsız / 'kim bilir'8/70
yapısal eleştiri (sistem/eşitsizlik)8/70
aile-için-koruma8/70
olur/evet dedi7/70
politik söylem6/70
atomize-aile / seçilmiş3/70
kuşak-aktarımı2/70
küme
modernler: 24
dindar-muhafazakarlar: 17
geleneksel-muhafazakarlar: 29
mahremiyet
yari-acik: 48
kapali: 21
acik: 1
Bu rapor 70 kurgusal kişinin bu soruya verdiği cevapların bir okumasıdır. Anket değil; gerçek-dünya iddiası içermez. Aynı set yeniden sorulsa farklı bir okuma çıkar.
cevaplar
70
[Bağlam: Akşam eve gelince eşime, yarı şaka yarı ciddi] "Patron bugün 'biz aile gibiyiz' dedi yine." Bir duraklama. "Hangi aile? Benim ailem beni bu saatte eve göndermez ki." Güleriz, geçeriz. Patrona ise o an sadece hafifçe gülümserim, "evet, güzel bir ortam var gerçekten" derim — ne fazlası ne eksiği.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aa, işte o cümle. "Aile gibiyiz." Yani ne demek istiyor bununla tam olarak — fazla mesai yaparsan sormayacaksın, hakkını aramayacaksın, şikâyet etmeyince "bak ne kadar uyumlu" diyecekler mi? Benim ailem haftalık WhatsApp'ta görüşebildiğim insanlar, onlar beni tanıyor, onlar benim için endişeleniyor — sen benim patronumsun, bir şirketin çıkarı doğrultusunda benim emeğimi satın alıyorsun. Bu iki şey aynı değil. Ama şunu da biliyorum: bu cümleyi söyleyen insan muhtemelen gerçekten iyi niyetle söylüyor, kendisi de buna inanıyor. Belki o yüzden daha da rahatsız edici. Çünkü iyi niyet, sınırı ortadan kaldırmıyor — sadece görünmez yapıyor.
kapalı
[Bağlam: patrona, o an, yüz yüze] Gülümserim — içten görünmeye çalışarak ama çok abartmadan. "Evet, gerçekten öyle bir ortam var burada, ben de öyle hissediyorum" derim. Konuyu uzatmam, hızla başka bir şeye geçerim. Akşam eve gidince eşime "patron yine 'aile gibiyiz' lafını etti" derim, o da "ne zaman zam isteyeceksin?" diye sorar, ikimiz güleriz.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz... Yani ne demek bu tam olarak? Fazla mesai yaptığımda "aile" mi oluyoruz, maaş zammı istediğimde de "aile" mi kalıyoruz? Konya'daki asıl aile ofisinde amcanın oğlu oturuyor, ben burada İstanbul'da tek başıma — o da aile mi benim için? İçimde bir yerde bu lafı duyunca hafifçe geriliyorum, çünkü "aile gibiyiz" denilen yerlerden genellikle ya fazla mesai bekleniyor ya da zam konuşulmuyor. Ama öte yandan... bu patron en azından yüzüme bakarak konuşuyor, geçen ay ikramiye de verdi, yani tamamen boş da değil bu söz. Yine de bir şey var bu lafta, tam koyamıyorum parmağımı, biraz... kullanışlı bir sıcaklık gibi.
[Bağlam: Cihangir'deki kahvaltı grubuna, sabah masasında, belki Tarık ya da Sema'ya] "Biliyor musun, 'biz aile gibiyiz' cümlesi benim için bir tür uyarı sinyali hâline geldi yıllar içinde. Çünkü gerçek ailede de zaten çok şey söylenemez — ama en azından orada kandırılmıyorsunuz. İş yerinde söylendiğinde ise genellikle tam da bir şeyin üstünü örtmek için söyleniyor. Sözleşmeyi uzatmayacaklar, maaşı vermeyecekler, ya da seni bir karara ortak etmeyecekler — ama önce 'aile' lafını ediyorlar. Bence bu cümleyi duyan herkes biraz dikkatli olmalı."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patronum... Yani bu soru bana yöneltilmiş olsaydı — ama ben zaten emekliyim, bu tür lafları artık bizzat duymuyorum. Ama kaç kez duydum hayatımda, üniversitede, bölüm başkanlarından, rektörlerden. "Biz burada bir aileyiz." Tam da o cümle geldiğinde insanın içinde bir şey kasılıyor; çünkü bu cümle genellikle şunu önceler: "O hâlde fedakârlık yapacaksın, itiraz etmeyeceksin, sormayacaksın." Aile metaforu tam da hiyerarşiyi meşrulaştırmak için kullanılır — baba figürü konuşuyor, çocuklar dinliyor. Hem de öyle bir aile ki, işten çıkarıldığında seni aramıyorlar. Yıllar önce bir rektör bunu söylemişti, tam da kadro meselesinde haksızlık yapıldığı hafta; o zaman da içimden "bu adam gerçekten buna inanıyor mu, yoksa biliyor mu ne yaptığını?" diye sormuştum kendime. İkisi de mümkün, ikisi de kötü.
kapalı
[Bağlam: iş arkadaşı Selin'e, kafenin arka tarafında, vardiya arası] "Yaa duydum mu 'aile gibiyiz' lafını, güldüm içimden. Bak bakalım ay sonunda ne kadar aile olduğumuza." — Sadece bu kadar, gülerek geçiştiririm. Patrona karşı tek kelime etmem, yüzüme bakarken "teşekkür ederim" derim, geçerim.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Ya tamam, aile gibiyiz... Hangi aile? Benim ailem mi? Çünkü benim ailemde de bazen biri bir şey söyler, kimse dinlemez, geçilir. Demek istediği şu: saatleri uzatacak, belki ücret konuşmak istersen "ama biz aileyiz" diyecek, sonra da seni savunmayacak. Bu lafı duyan her garson bilir ne anlama geldiğini. Güzel bir şey gibi söylüyor ama içinde bir tuzak var, hissediyorum. Yine de... belki gerçekten iyi niyetli de olabilir, bilmiyorum, belki fazla mı düşünüyorum. Ama hayır, bu lafı boşuna kimse söylemez.
[Bağlam: akşam eve gelince, eşime — yemek masasında, çocuklar odalarında] "Bugün toplantıda CEO 'biz aile gibiyiz' dedi. Adam gerçekten inanıyor buna, işte asıl bu tuhaf." Gülerek söylerim, ama gülüşün altında bir şey var — o şeyi söylemem. Patronun yüzüne karşı ise hiçbir şey söylemem; hafifçe başımı sallayıp konuyu pipeline'a çekerim.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Yirmi yıldır bu sektördeyim, bu lafı kaç kez duydum bilmiyorum. Her seferinde içim biraz buruşuyor. "Aile gibiyiz" — hangi aile? Bonusu kesen aile mi, restructuring'de seni ilk sırada yazan aile mi? Londra ofisinden gelen mail'de "family culture" yazıyor, iki hafta sonra Ankara'daki ekipten üç kişi gönderiliyor. Bak, ben bu işin dilini biliyorum, bu cümle bir şeyi örtbas etmek için söylenir çoğunlukla — ya kötü bir karar geliyor, ya loyalty testi yapılıyor, ya da birinin pozisyonu sarsılıyor. Ama şunu da dürüstçe söyleyeyim: bazen gerçekten iyi niyetle söylüyorlar, o zaman daha da rahatsız edici oluyor çünkü kendileri inanıyor.
kapalı
[Bağlam: Selin'e, akşam eve gelince, hafif ironik bir tonla] "Bugün biri bana 'biz aile gibiyiz' dedi kanka." Bir saniye beklerim, gözlerimin içine bakar. "Yani anlıyorsun işte." O da anlıyor zaten — açıklamama gerek yok. Güleriz, geçeriz. Patrona karşı tek kelime etmem — ne itiraz, ne yorum. Sadece gülümserim, "evet tabii" gibi bir şey mırıldanırım, konuyu değiştiririm.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Yani şimdi ciddi misin? "Aile gibiyiz" — bu cümleyi duyan herkes ne hisseder biliyor musun, gerçekten? Bir freelancer olarak zaten "patron" kavramı bulanık, ama bu cümle tam olarak o bulanıklığı istismar ediyor. Aile gibiysek neden fatura gecikiyor, neden iş iptal edildiğinde "anlayışla karşıla" bekleniyor? Bu cümle çoğunlukla "senden fazlasını isteyeceğim ama karşılığını vermeyeceğim" anlamına geliyor — bunu yıllardır gördüm. Hem de şu an kripto logosu çizerken bu lafı duymak... içimde bir şey hafifçe kasılıyor, hem güldürücü hem yorucu.
kapalı
[Bağlam: o an patrona, video call'da, yüzüm düz] Gülerek başımı sallayıp "haha yeah, that's the vibe" falan derim, geçerim. Türkçe konuşuyorsak "evet ya, iyi bir ekibiz" gibi bir şey. Ama içimde not düştüm, bir dahaki salary review'da bu cümleyi hatırlayacağım.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aa evet, klasik. "Biz aile gibiyiz" — bu cümleyi duyunca içimde bir şey hafifçe gerildi, tam olarak neden diyemiyorum ama sanki... bir uyarı gibi. Çünkü gerçek ailede maaş pazarlığı yapmazsın, gerçek ailede "bu sprint'i bitirirsen bonus" demezler. Yani bu cümle ne zaman söylenirse söylensin, genelde arkasından bir şey geliyor — ya fazla mesai, ya düşük zam, ya da "sen de biliyorsun zaten, aile için fedakarlık yapılır." Patronun bunu iyi niyetle söylediğini de düşünüyorum belki, ama iyi niyet olması manipülasyon olmadığı anlamına gelmiyor. Startup ortamında bu söylemi daha önce de gördüm, Slack'te "family vibes" yazan kanallar, sonra insanlar sessizce ayrılıyor. Bende bir şey tıklandı, not ettim.
kapalı
[Bağlam: Kafkas Derneği'nde çay masasında, emekli arkadaşlara] "Şimdi her yer aile oldu ya... Patronu da aile, bankası da aile, operatörü de aile. Adam sana 'aile gibiyiz' diyorsa, dikkatli ol, bir şey isteyecek demektir." — Gülerim hafifçe, konuyu uzatmam. Kendi işyerim değil zaten, emekliyim; ama birileri sorarsa bu kadarını söylerim.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz... Hangi aile? Benim ailemde amcam thamade'dir, söz söyler herkes dinler, ama kimse seni kapıdan atmaz da. İşte o fark. Patronun "aile gibiyiz" dediği yerde bir sonraki cümle ya "ama bu ay prim yok" ya da "biraz daha fedakârlık bekliyoruz" oluyor. Ben bunu gördüm — PTT'de müdür olana kadar kaç tane "biz burada hep birlikte"ci amir gördüm, hepsinin altında bir şey vardı. Aile dersin ama aileden kovulunca ne olur? Kapı gösterilince "aile" lafı nerede kalır? Lafın güzeli insanı yumuşatmak için söylenir, ben bunu biliyorum artık, 67 yaşında.
[Bağlam: akşam kocasına, mutfakta çay içerken] "Biliyorsun Neriman Hanım bugün ne dedi? 'Biz aile gibiyiz' dedi. Güldüm tabii, 'evet evet' dedim. Ama aile gibiyse neden geçen sefer ödemeyi üç hafta sürüncemede bıraktı söyler misin?" Kocam da güler, "Sabiha, bu dünyada herkes aile gibidir, iş bitince" der. İkimiz de biliriz ne demek olduğunu.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron mı? Hangi patron? Ben kimsenin yanında çalışmıyorum ki, ben kendi evimde tatlı yapıyorum. Ama şimdi düşünüyorum — ya Boşnak Derneği pikniği için 80 kişilik sipariş veren Neriman Hanım bunu dese mesela... "Biz aile gibiyiz" dese. Gülerim içimden be kızım. Aile gibi olunca neden pazarlık yapıyorsun fiyatta, neden "biraz daha indir" diyorsun? Ailem benden indirim istemez. Ailem bana "yoruldun, otur biraz" der. Bu söz — "biz aile gibiyiz" — hep bir şeyin öncesinde söylenir, fark ettim yıllar içinde. Ya para geç verecekler, ya fazla iş yükleyecekler, ya bir şeyi bedava isteyecekler. Gerçek aile bu lafı hiç söylemez zaten, söylemesine gerek yok.
[Kahvede, Mustafa'ya — tekne komşusu, aynı rıhtımda — öğleden sonra çay içerken] "Ee, patron 'aile gibiyiz' dedi ya hocam, güldüm içimden. Adam sana aile diyorsa ya senden bir şey isteyecek ya da bir şey vermeyecek — ikisinden biri. Aile lafı çıkınca cüzdanına bak, başka bir yere bakma."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz... Aile gibiyiz ya. Hangi aile? Benim ailemde patron yok ki. Benim ailemde biri hasta düşse diğeri koşar, biri işsiz kalsa diğeri sofrasına oturtur — para istemez. Sen ne zaman öyle yaptın? Geçen yıl yakıt zammı geldi, tekne batıyor, bir kez sordun mu "nasılsın Recep" diye? Aile lafı kolay çıkıyor ağızdan, özellikle zam istemeyeceğini ya da fazla mesai yapacağını sandığında. Rotterdam'da abimin yanında çalıştım, orada da böyle laflar ederlerdi — "wij zijn een team" falan. Sonunda ne oldu, işi bitince kapıya koydular. Aile meselesi değil bu, iş meselesi.
[Bağlam: Akşam eve gelince eşime, sohbet arasında] "Bugün bir şey düşündüm, 'biz aile gibiyiz' diyoruz ya işçilere — doğru mu yanlış mı bilmiyorum, ama adam inanıyor. Belki inanması lazım, belki de biz inanmamız lazım önce. Neyse, geç kaldım, yemek var mı?"
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Yahu bu lafı kim söylüyor, patron mu işçiye mi söylüyor? Çünkü ben de söylerim bu lafı atölyede, ama şimdi bana söylenseydi... Gülerim içimden. "Aile gibiyiz" dersin ama ayın sonunda SGK'yı tam yatırmıyorsun, fazla mesai yazdırmıyorsun, birini çıkarmak istediğinde de o "aile" lafı nerede kalıyor? Ben de söylerim bu lafı, biliyorum ne işe yaradığını — adam biraz daha sahipleniyor atölyeyi, biraz daha az şikâyet ediyor. Ama içi boş. Hem benim ağzımdan çıkınca hem de başkasının. Yani... bilen bilir.
kapalı
[Bağlam: Perihan Hanım'ın kuaföründe, yüzüme söylese — gülümserim, "evet tabi Perihan Hanım" derim, konuyu değiştiririm. Belki "Allah razı olsun sizden" falan. Söylemem içimden geçeni. Akşam eve gelince eşime de anlatmam — ne gerek var, zaten bilir bu işlerin böyle olduğunu. Belki sadece "Perihan Hanım bugün yine nutuk attı" derim, o da güler, biter.]
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile mi? Hangi aile? Aile, sana saatte kaç parça diktiğini sormaz. Aile, "bu ay fazla geldi, düşüreceğiz" demez. Komşunun kuaföründe de aynı şey — Perihan Hanım iyi kadın, kötü niyeti yok belki, ama "biz aile gibiyiz" dediğinde içimden bir şey geçiyor... Aile olsaydık, sigortam olurdu. Aile olsaydık, "bu hafta gelmesen de olur" demezdi. Yoruldum bu laftan ya. Hama'da da böyle derlerdi — esnaf, patron, herkes. Sonra hesap gelince aile kalmıyor.
[Bağlam: MÜSİAD toplantısı sonrası kahve sohbetinde, sektörden bir abi "çalışan ilişkileri" lafını açmışsa] "Aile lafını doğru kullanmak lazım ya, yani gerçekten arkasında duruyorsan söyle, ama sadece lafla bırakırsan adam da anlar zamanla. Bizim firmada babam bunu hep söylüyor ama mesela eski bir ustamız hastalandığında masrafını biz karşıladık — o zaman anlam kazanıyor. Yoksa sadece söz olarak kalıyor."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Yani... bu soruyu bana mı soruyor? Ben *patronun* oğluyum, iki yıla kalmaz GM olacağım — bu cümle bana ne ifade ediyor ki? Ama dur, dur. Şimdi bunu bir çalışana söylüyor olsa, mesela ambar şefine, ya da yeni gelen bir satış elemanına — o zaman içim biraz sıkışıyor açıkçası. Çünkü "aile gibiyiz" deyince adam "o zaman fazla mesai için para istemeyeyim" anlamına mı çekiyor bunu? Biz de söylüyoruz bunu bazen, babam da söylüyor, ama... içimde bir yerde "bu lafı çok kullananlar genelde en çok istismar edenler" diye bir şey var, onu nereden öğrendim bilmiyorum. Belki İstanbul'daki staj döneminden, orada herkes bu lafı söylüyordu, sonra birini kapının önüne koyuyorlardı. Biz öyle değiliz, biz gerçekten sahip çıkıyoruz insana — ama yine de bu cümleyi duyunca içimde küçük bir şey kıpırdıyor.
kapalı
[Bağlam: toplantı sonrası koridorda, yanımdaki sınıf arkadaşım Hülya'ya, alçak sesle] "Evet ya, güzel bir şey söyledi..." derim, hafif gülümserim, konuyu değiştiririm. Hülya'ya bile tam söylemem — o da devlet memuru, o da temkinli, gereksiz yere ikimizi de sıkıştırmaya gerek yok.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz... Hangi aile? Benim ailem mi, yoksa senin hayal ettiğin o sıcak-sıcak Türk ailesi mi? Çünkü benim ailemde de herkes birbirini sevmez, ama en azından birbirini satmaz. Okul müdürü bunu söylediğinde — ki söyledi, geçen ay toplantıda — içimden "tamam ama aile üyesi işten atılır mı, aile üyesine imzalatılır mı o dilekçeler?" dedim. Cizre'deyken de öyle diyorlardı, 'hepimiz bir ekibiz, birbirimize destek oluruz' — sonra müdür kendi odasında oturdu, ben köyde kaldım, yol kapalıydı, kimse aramadı. Şimdi burada da aynı şeyi duyunca bir yorgunluk geliyor içime, ne öfke ne itiraz, sadece yorgunluk. Bunu söyleyen insanlar genellikle ya gerçekten inanıyor buna — ki bu daha üzücü — ya da bir şey istiyor senden.
[Bağlam: akşam eve döndükten sonra, oda arkadaşıma] "Bugün patron 'biz aile gibiyiz' dedi ya, güldüm yani içimden. Tamam, güzel, aile gibiyiz — o zaman fazla mesai ücreti de ver gardaşım, aile birbirini ücretsiz çalıştırmaz." Gülerek söylerim, ama gülüşün altında ne var onu söylemem. Patrona karşı ise hiç ses çıkarmam — "evet, güzel bir ortam" falan derim, geçerim.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz... Valla bu cümleyi duyunca içimde bir şey kasılıyor. Aile gibiyiz diyorsun, peki aile birbirine saatlerce hesap verir mi, aile birbirini işten çıkarır mı, aile birine asgari ücret öder mi? Benim ailem de depremde konteynırda oturdu, sen o zaman neredeydin? Ama bir yandan da... şey, belki iyi niyetle söylüyor, belki gerçekten öyle hissediyor kendisi, bilmiyorum. Ama bu cümle tam olarak o cümle işte — söyleyeni rahatlatıyor, dinleyeni bağlıyor. Ben zaten yeterince bağlıyım, bir de "aile" lafıyla bağlanmak istemiyorum.
[bağlam: akşam eve döndükten sonra, mahalle arkadaşı Rıdvan'a, telefonda ya da çay içerken] "Patron bugün 'biz aile gibiyiz' dedi lan. Güldüm yüzüne tabii, ne yapacaksın. Ama aile gibiyiz diyince aklıma geldi — ailem hiç bana 'esneklik' diye fazla mesai yaptırmadı hiç. Neyse, adam iyi huylu, çok da üstüne gitmiyim."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Ya lan, aile gibiyiz... Hangi aile? Benim ailem bayramda 40 kişi toplanır, birbirimizin borcunu siler, birbirimizin cenazesine koşar. Sen bana ayda asgari veriyon, fazla mesai için "esneklik" diyorsun, sigortamı tam yatırmıyorsun — hangi ailede bu olur? Ama şunu da biliyim, adam kötü niyetli mi gerçekten, yoksa kendisi de mi inanıyor buna bilmiyim. Belki inanıyor. O daha da kötü aslında, çünkü o zaman "ama biz aile gibiyiz" diyerek senden fazlasını beklemeye hakkı var gibi hissediyor kendini. Bir de şu var — ben bu işi bırakamam şu an, babam geçen ay kalp krizi atlattı, KPSS hazırlığı para isteyecek, kredi kartı var üstümde. Yani ne kadar sinirleneyim ki, nereye gideceksin Şervan.
[Bağlam: akşam Mustafa Bey'le çay içerken, konu açılırsa] "Mustafa, adam 'aile gibiyiz' demiş. Güldüm içimden. Aile gibiyseniz maaşı da aile gibi verin, o zaman konuşuruz. Yoksa bu laf sadece laf, bilirsin sen de — sen de duymadın mı öğretmenlikte?"
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron mı? Ben ömrümde patrona çalışmadım ki, emekli ev kadınıyım. Ama Kuran kursundaki hoca hanım zaman zaman öyle bir şey söyler — "biz burada hep birlikte bir aileyiz" der. O an içimden bir şey geçer: *hangi aile?* Aile dediğin, birinin hastalanınca başını tutarsın, birinin çocuğu sıkışınca koşarsın. Ama o kursta bir şey ters gittiğinde, birisi dışarıdan şikâyet ettiğinde, hoca hanım "ben sizi koruyamam" der. İşte o zaman anlarsın, aile lafı havada kalır. Mustafa da öğretmenliğinde hep derdi bunu — "müdür 'aile gibiyiz' der, ama sicil notunu tek başına verir." Yani bu söz, insanı yumuşatmak için söylenir, başka ne için söylensin?
[Bağlam: MÜSİAD toplantısında ya da sektör sohbetinde, güvendiğim bir iki kişiye] "Kardeşim, 'aile gibiyiz' sözü güzel ama içi dolu olması lazım. Ben kendi şirketimde görüyorum — aile dersin, aile olursun, sonra hesap sorma vakti gelince iş değişir. Çalışana bunu söylemek istiyorsan önce haklarını ver, sonra söyle. Yoksa bu söz insanı bağlamak için söylenmiş bir söz olur, sevgi için değil."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron diyor ki "biz aile gibiyiz" — ben *gerçek* aile şirketinin içindeyim, beş kuzenle ortak çalışıyorum, Salih'in muhtemelen ikinci defter tuttuğunu biliyorum ve hâlâ yüzleşemiyorum. Yani ailenin ne demek olduğunu, hem güzelini hem pisliğini, et ve kemikle biliyorum. Şimdi biri kalkıp "aile gibiyiz" dese... bu sözü kim söylüyor, neden söylüyor, ne zaman söylüyor — bunlar önemli. Çalışanına söylüyorsa bu biraz... nasıl desem, insanı bağlamak için söylenen bir söz. Maaşını zamanında öde, haklarını ver, o zaman aile gibi olur. Lafla değil. Ama şunu da söyleyeyim — ben kendi çalışanlarıma bunu hiç söylemedim mi? Söyledim. Söylerken ne kadar inandım, ne kadar alışkanlıkla söyledim... onu da tam bilmiyorum açıkçası.
[Bağlam: Müftülük toplantısı sonrası koridorda, söyleyen kişi üstüm ya da meslektaşım — yüzüne karşı] Gülerek başımı sallayıp "inşallah öyle olur" derim, geçerim. Ama Hatice'ye akşam anlatırım: "Yine 'aile gibiyiz' lafı çıktı." O da bilir ne demek istediğimi — ikimiz de güleriz biraz, sonra konu kapanır.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
"Aile gibiyiz" — kim söylüyor bunu? Müftü mü, yoksa Diyanet Sen'deki biri mi? Çünkü aile deyince ben şunu bilirim: ailenin de hiyerarşisi var, ailenin de sıkıntısı var, ama ailede adam maaşını bilir, kira artışını bilir, çocuğunun okul parasını bilir. Burada "aile" deyip sonra atama listesinde seni en sona koyuyorlar, "aile" deyip cuma sonrası özel dersi ek iş olarak bildirip bildirmediğini sormuyorlar — bu hangi aile? Tokat'tan İstanbul'a gelen adam olarak şunu öğrendim: "aile gibiyiz" lafı çok çabuk "sen bizden birisin" e dönüşür, o da çok çabuk "o zaman fazla söylememen gerekir" e dönüşür. Ama içimde küçük bir ses de var — belki haksızlık ediyorum, belki gerçekten iyi niyetle söylüyordur, ben de yorgunluktan her şeyi şüpheyle mi bakıyorum artık?
[Bağlam: Pursaklar'daki komşu kadınlarla sabah çayında, birinin kocası ya da kendisi işyerinde bu lafı duymuşsa] "Aa, 'aile gibiyiz' mi dedi? Maşallah, o zaman bayramda harçlık da verir herhalde!" — gülerim, geçiştiririm. İçimden geçeni söylemem doğrudan, ama o ufak ironiyle anlayan anlar zaten.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron... hangi patron? Ben ev hanımıyım, patronum yok ki. Ama dur, bu soruyu duyduğumda aklıma ilk gelen şu oldu: "Aile gibiyiz" diyen adam genelde sana fazla mesai yaptırmak ya da hakkını vermemek için söyler bunu. Bunu öğretmenken de gördüm — müdür toplantıda "biz bir aileyiz" diyordu, sonra öğretmenler odası soğuktu, zam yoktu, şikâyet edersen "aile ruhunu bozuyorsun" diye bakıyorlardı. Aile olmak güzel bir şey ama gerçek ailede de hesap var, hak var, kırgınlık var — o da söylenmiyor pek. Yani "aile gibiyiz" lafı bana hep bir uyarı gibi geliyor: dikkat et, bir şey istenecek, karşılığında da bu lafı verecekler sana.
kapalı
[İş yeri, toplantı sonrası, patronla baş başa — ya da bir iş arkadaşıyla kahve arası] Gülerek geçiştiririm. "Evet hocam, biz de öyle hissediyoruz" derim, başımı hafifçe eğerim. Sonra konuyu bir proje detayına çekerim, "bu arada Wolfsburg'dan gelen talep listesine baktınız mı?" gibi bir şey. İş arkadaşıyla kahvede ise, "ya bu 'aile gibiyiz' lafı..." derim, bırakırım havada. O da anlar zaten. Fazlasını söylemem.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Abi bu cümleyi duyunca içimde bir şey gerildi. "Aile gibiyiz" — yani ne demek bu tam olarak? Almanya'da da duyardım bunu, *Wir sind wie eine Familie* falan, sonra baktın işten çıkardılar adamı. Burada da aynı şey. Bu cümle genelde ya zam istemeyesin diye söylenir, ya da bir şey yapmak üzeresin ama yapamayacaksın diye. Benim patronum iyi adam, kötü niyetli değil muhtemelen, ama bu lafı söyleyince tam tersi bir şey hissettiriyor — sanki sınırları bulanıklaştırmak istiyor. Ailede de hiyerarşi var ya, baba-oğul, abi-kardeş... o da tam bu işe geliyor aslında. Ben burada ne oluyorum, küçük kardeş mi? Hayır, ben Alman OEM'den gelen mühendisim, benim katsayım farklı. Ama bunu da söyleyemiyorum tabii.
[Bağlam: kursa döndükten sonra, oda arkadaşım Bilal'e, yatmadan önce alçak sesle] "Bilal, bir şey sorduyum sana — patron 'biz aile gibiyiz' dese ne yaparsın? Ben diyorum ki ya maaşı düşük verecek ya da fazla iş yaptıracak. Başka türlü söylemez bu lafı. Adamın gerçek ailesi varsa gitsin onlara söylesin."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron diyecek, aile gibiyiz. Hangi aile? Benim ailem Akabe'de, babam sabah 5'te kalkıp kamyona biniyor, annem iki kardeşimi okula yetiştiriyor. Onlar aile. Sen kim oluyorsun da aile oluyorsun? Bunu söyleyen adamlar genelde ya maaşı az verecek ya da fazla mesai yaptıracak, ikisinden biri. Kurs hocamız bile bunu söylemez, o "kardeşlik" der ama en azından gerçekten bir şey paylaşıyoruz orada. Ama bir patron söylüyorsa... bir şey istiyor demektir. Aile deyince insan itiraz edemez, sınır koyamaz, "hayır" diyemez — çünkü ailene hayır mı dersin? İşte o yüzden söylüyor. Beni aptal yerine koyuyor mu yoksa kendisi de inanıyor mu buna, bilmiyorum ama ikisi de rahatsız ediyor.
[Bağlam: Sosyoloji Derneği toplantısında, genç bir araştırma görevlisi "hocam patronum bunu söyledi, ne yapayım" diye sorarsa] "Bak, bu cümleyi duyduğunda güzel hissetmek gayet normal — insan ait olmak ister. Ama hemen arkasından şunu sor kendine: bu 'aile'de eşit söz hakkım var mı? Haklarımı talep ettiğimde ne olur? Aile metaforu çoğunlukla sınırları bulanıklaştırmak için kullanılır. Sözleşmene bak, haklarına bak — sevgiye değil."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron... patron diyoruz ama ben 2023'te emekli oldum, artık patronum yok, tanrıya şükür. Ama bu cümleyi duyduğumda — hâlâ içim buruşuyor. Kaç kez duydum bunu, kaç kez gülümsedim. "Biz aile gibiyiz" — yani sınırını çizme, fazla mesai itiraz etme, hakkını arama, çünkü ailede hesap sorulmaz. Bunu söyleyen her yönetici aslında şunu söylüyor: "Seni seviyorum" değil, "senden daha fazlasını istiyorum ve bunu sevgi diye paketliyorum." Bir de şu var — gerçek ailemde bile bu kadar koşulsuz itaat olmadı, neden iş yerinde olsun? Annem bile benden bu kadar fedakârlık beklemedi. Ama itiraf edeyim: ben de ODTÜ'de asistan yetiştirirken bazen bu dili kullandım mı? Belki. Belki o da bende bir kör nokta.
[Defne'ye, akşam yemekte, hafif ironiyle] "Bugün bir müşteri 'biz aile gibiyiz' dedi — hemen aklıma geldi, acaba aileden indirim mi isteyecek?" Güleriz, geçeriz. Daha fazlasını söylemem gerek yok; Defne de bu dünyayı biliyor, illüstratör olarak o da duymuştur bu lafı bir yerlerden.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Ah, bu klasik. "Biz aile gibiyiz" — yani "seni seviyoruz ama saat başı fatura kesmeni de bekliyoruz." Berlin'de bir startup'ta duymuştum bunu, sonra Lizbon'da bir ajans patronu söylemişti, şimdi de... Aile mi? Hangi aile? Benim ailem bile bu kadar yüklü bir kelimeyi bu kadar hafif kullanmıyor. İçimde bir şey kasılıyor — hem gülünç hem biraz tehlikeli bu söylem. Çünkü "aile" diyince bir sonraki cümle genellikle ya "bu ay biraz fedakârlık yapabilir misin" ya da "sen zaten bizim için yaparsın bunu" oluyor. Patronluk ilişkisini aile metaforuyla yumuşatmak, aslında o ilişkinin sınırlarını bulanıklaştırmak demek — ve ben o bulanıklıktan beslenen dinamikleri çok iyi tanıyorum artık, 20 yıllık freelance hayatından. Bir de şu var: ben zaten remote çalışıyorum, saatlik fatura kesiyorum, "aile" olmak için en az uygun formatı seçmişim bilinçli olarak.
[Bağlam: akşam eve gelince eşim Murat'a, çay içerken] "Murat, bugün toptancı yine 'biz aile gibiyiz' dedi len. Aile gibiyiz tamam da, geçen ay çiçek fiyatı yüzde kırk arttı, o zaman aile gibi paylaştık mı zararı? Neyse, geçti... Ama bu lafı bir daha duysam gülüp geçeceğim artık, ne yapayım."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz... Hangi aile? Benim ailem sabah beşte kalkar, akşam yediye kadar tezgâhta durur, eve gelince de çocuğun ödevine bakar. Senin "aile"nde kaç kişi geç kaldı diye sormadan maaşından kesiyor? Aile gibiyiz ama bayramda ikramiye yok, aile gibiyiz ama tezgâh kirasını ben ödüyorum. Yani bu lafı duymaktan bıktım artık — her patron söylüyor, sanki söyleyince gerçek oluyor. İçimden bir şey geçiyor, "tamam da aile olsak neden her zam geldiğinde sen bana söylemiyorsun da ben duyuyorum piyasadan" diyorum. Ama bir yandan da... ne bileyim, adam kötü niyetle mi söylüyor illa? Belki gerçekten öyle hissediyor kendini. O da zor durumda olabilir. Ama ben de biliyorum işte — bu lafın arkasından genelde bir "ama" geliyor.
[Bağlam: kıraathanede, akşam çay içerken, yanındaki Recep'e — atölyeden tedarikçi meselesi çıkınca] "E kardeşim, 'aile gibiyiz' diyenin elini sıkıyorsun, ama cebine bakıyorsun. Aile dediğin adam sözünden dönmez, fiyatı gece yarısı değiştirmez. Biz Ahıskalılar biliriz — gerçek aile kriz gelince yanında durur, lafla değil."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Kim patronum ki benim? Ben burada patron benim, dört adam çalışıyor bende. Ama dur, bu soru bana mı soruluyor yoksa ben mi birine diyorum bunu... Ah, yani birisi bana "biz aile gibiyiz" dese — mesela İnegöl'den malzeme satan Hüseyin Bey falan, ya da bankadan kredi müdürü... İçimden gülüyorum şimdi. "Aile gibiyiz" dediğinde ya senden bir şey isteyecek, ya sana bir şeyi kabul ettirmeye çalışıyor. Aile olsaydık fiyatı şöyle yapardın, ödeme vadesini uzatırdın — ama hayır, "aile gibiyiz" der, sonra vade gelince telefonu kapatır. Ben gerçek aileyi biliyorum — babam aynı sokakta oturuyor, haftada üç gece aynı sofrada yiyoruz, o aile. Geri kalan "aile" lafı çoğu zaman bir şeyin öncesinde söylenir.
kapalı
[Bağlam: hemşire odasında, molada, yakın çalışma arkadaşı Gülşen'e — ikimiz de vardiyalıyız, on yıldır tanışırız] "Güzel söylüyor tabii, ne desin ki. Ama Gülşen'ciğim, aile deyince mesai ücreti de aile gibi olsa iyi olur." Gülerim hafifçe, konuyu geçiştiririm. Daha fazlasını söylemem.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Yirmi iki yıldır bu hastanedeyim. Yirmi iki yıl. Aile mi? Aile olsa vardiya değişikliği için başhemşireye iki haftadır gidip gelemezdim, annem için. Aile olsa gece yarısı koridorda tek başıma üç hastaya aynı anda yetişirken kimse "nasılsın Sevda" demezdi. Aile kelimesini kullananlar genellikle ya bir şey istiyor ya bir şeyi kapatıyor. Biz 1989'da gerçek aile olarak sınırı geçtik — o ne demek biliyorum. Patronun "aile" dediği şeyle benim "aile" dediğim şey aynı kelime ama içi bambaşka. Bir de... içimde bir yerde "güzel söyledi" diye geçiyor, fark ettim, utandım biraz bundan. İnsan duymak istiyor bazen, ne kadar yorgun olursa olsun.
[Bağlam: Esra'ya, akşam eve döndükten sonra, çay koyarken] "Patron bugün 'biz aile gibiyiz' dedi." Bir durup güleceğim. "Hangi aile abi, benimki mi?" Esra da güler, ikimiz de biliriz ne demek istediğimi — ama o kadar. Daha fazlasını açmam. Patrona karşı ise sadece hafifçe gülümserim, 'evet, öyle' derim — ne diyebilirim ki, söylenmesi gereken şey bu değil zaten.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz. Aile. Yani hangi aile? Benim ailem mi — annem telefonu kapatan, abim 'kızım yok' diyen? Yoksa senin hayal ettiğin o sıcak-ocak-sofra ailesi mi? Bunu söylerken yüzüne bakıyorum, samimi mi acaba diye — hayır, samimi değil, bu bir şey söyleme biçimi, 'sizi önemsiyorum ama sizi koruyamam' demek için kullanılan o eski kalıp. Çalışma saatimi kışa girerken 5'ten 4'e indirdin, 'kira artıyor' dedin — aileler öyle yapar mı? Yoruldum bu laftan ya. Her patron söylüyor bunu, her patron söylüyor ve sonra aynı şeyi yapıyor. Ama bir yandan da... bir yandan da belki gerçekten iyi niyetle söylüyor, belki bu onun elinden geleni yapma biçimi, bilmiyorum. Kafam karışıyor işte.
[Bağlam: öğretmenler odasında, o cümleyi duyduktan sonra, yanındaki meslektaşa alçak sesle] "Ee, güzel tabii." — sadece bu kadar. Gülümseyip başımı hafifçe eğerim. Sonra masaya dönerim, defterlere bakarım. İçimden geçeni söylemem — ne gerek var, sicilim temiz, altı yılım kaldı, gereksiz sürtüşme istemiyorum. Ama eve gidince eşime anlatırım, "yine 'aile gibiyiz' numarası" derim, o da güler, ikimiz de biliriz ne demek olduğunu.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Hangi aile? Benim ailem 9 saat molonun altında kaldı. Benim ailem hâlâ Mersin'de, telefonda beş dakika konuşuyor benimle. "Aile gibiyiz" diyen müdür mü, yoksa hangi üst? Çünkü aile gibiyiz diyenler genelde bir şey istemek üzereler — ya fazla mesai, ya ses çıkarma, ya da 'bu işi sen yap, aile olduğumuz için'. Yirmi dört yıldır bu kurumun içindeyim, kaç müdür gördüm, kaçı "aile gibiyiz" dedi, kaçı atama gelince seni aradı? Ama şunu da söyleyeyim kendi kendime — bu sınıftaki çocuklar, Antakyalı-İskenderunlu karışık, onlarla gerçekten bir şey var, o farklı. Onu "aile" demiyorum ama o daha gerçek bir şey. Müdürün söylediği "aile"yle benim bildiğim aile aynı kelime değil.
[Bağlam: öğretmenler odasında, yanımda iki-üç arkadaş, müdür çıktıktan sonra] Dönerim arkadaşa, alçak sesle: "Aile gibiymişiz ha. Güzel. O zaman aile büyükleri maaş zammını da aile içinde halleder artık, sendikaya ne gerek." Güleriz, geçeriz. Müdüre karşı doğrudan bir şey söylemem — ne işe yarar ki.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Yahu bu adam gerçekten inanıyor mu buna yoksa bizi kandırmaya mı çalışıyor, ikisi de aynı derecede rahatsız edici. "Aile gibiyiz" — hangi aile? Benim ailem Hozat'tan sürülmüş, Gazi'de barikat kurmuş, Madımak'ı televizyondan izlemiş; senin "aile"nde fazla mesai ücreti yok, ek ders saati tartışması var, sendika üyesi olmak yüzünden bakışlar değişiyor. Aile deyince benim aklıma gelen şey bu değil. Ama öte yandan — ve bunu kendime itiraf etmek biraz rahatsız ediyor — adam belki gerçekten iyiniyetli, belki sadece dili kötü, belki ben de her "aile" kelimesinde hemen bir kapan arıyorum artık. Yorgunluk mu bu, hassasiyet mi, bilmiyorum. Velhasıl bu cümle bende bir şey açıyor: "aile" lafı ne zaman güzel, ne zaman tehlikeli — ikisini ayırt etmek için artık çok şey gördüm.
[ÇAYKUR alım merkezi sırasında, yanındaki Fatma'ya, alçak sesle] "Aile gibiyiz" dedi ya, güldüm içimden. Aile gibiyiz ama çay fiyatını enflasyona göre ayarlamıyorlar, aile gibiyiz ama kotayı düşürüyorlar. Benim annem de kayınvalidem de aile, onlar hiç böyle konuşmaz, iş konuşurlar, rakam konuşurlar. "Aile" diyenin hesabına bak, lafına değil.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron mu? Hangi patron? Ben kendi kendimin patronuyum, kayınvalidenin bahçesinde, kendi tarlasında, kendi pansiyonunda. Ama diyelim ki birileri bana böyle bir şey söyledi — mesela ÇAYKUR alım merkezindeki müdür ya da bir özel firma temsilcisi gelip 'biz aile gibiyiz, sizi düşünüyoruz' dese... İçimden hemen şu geçer: aile gibiyseniz neden kestane balımı piyasa fiyatının altında almak istiyorsunuz? Aile birbirini böyle sıkıştırmaz. Bu "aile" lafı tam da insanı yumuşatmak için söyleniyor, bunu biliyorum artık — 2001'de Bayrampaşa'da pastanede de duydu Recep bu lafı, 'aile gibiyiz' dediler, sonra maaşını geciktirdiler. Aile gibi olmak başka, aile gibi konuşmak başka.
[Bağlam: Hüseyin Bey'in yüzüne, o an, sergi toplantısı sonrası] Gülümseyip "evet, güzel bir atmosfer var burada" derim. Nokta. Aile lafına doğrudan cevap vermem, ne onaylarım ne reddederim. Sonra konuyu Aralık sergisine çekerim — "Tarlabaşı için şu metin üzerinde çalışıyorum, bir bakabilir misiniz?" Söz oraya kayar. [Bağlam: akşam Selin'e mesajla] "Bugün patron 'biz aile gibiyiz' dedi" yazarım, arkasına sadece bir nokta koyarım — o anlar.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Ah, şu cümle. Galeri patronu Hüseyin Bey'in bunu söyleyeceğini zaten biliyordum, bir gün mutlaka çıkacaktı. "Biz aile gibiyiz." Peki hangi aile? Benim ailem dört kuşak önce birinin gelip "siz artık Müslümansınız" demesiyle şekillendi — o da bir tür "aile gibiyiz" değil miydi? Şimdi burada da aynı şeyi duyuyorum: sen bizdensin, ama biz seni seçtik, ve bu seçimi her an geri alabiliriz. Aile lafı çıktığında genellikle ya maaş zammı konuşulmayacak ya da fazla mesai normalleştirilecek demektir — bunun ikisini de biliyorum. Ama en çok rahatsız eden şey şu: bu adamın samimi olduğunu da hissediyorum, performans yapmıyor, gerçekten öyle düşünüyor, ve bu onu daha da tehlikeli yapıyor benim için.
[Bağlam: Bostanlı sahil yürüyüşünden sonra çay içerken, emekli arkadaşlara — Mehmet var, Rıfat var, biri eski muhasebeci, biri eski mühendis] "Bakın, bu 'aile gibiyiz' lafını duyduğunuzda bir şey anlayın: o adam size maaş zammı vermeyecek demektir. Aile olsak patronluk niye var? Nazım'ın bir dizisi var ya, 'en güzel deniz henüz gidilmemiş olandır' — en dürüst patron da henüz görülmemiş olandır. Bırakın bu lafı, sözleşmenize bakın, haklarınıza bakın,
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron... patron diyorsun ya, zaten o kelime başlı başına bir şey anlatıyor — ben hiçbir zaman birinin patronu olmadım, öğretmenlik böyle bir şey değildi, sendikada da patron yoktu, yoldaş vardı, sorumlu vardı. "Aile gibiyiz" derken neyi kastediyorlar? Annenin seni dövmesi de aile, babanın seni sevmesi de aile — aile kelimesi hiçbir şey söylemiyor tek başına. Ama işte tam burada bir şey var: bu lafı söyleyen adam muhtemelen senden fazla para alıyor, muhtemelen seni istediği an kapının önüne koyabilir, muhtemelen senin sigortan, iznin, hastalandığında ne olacağın hep onun iki dudağı arasında. Cemil'i düşünüyorum şimdi, garip bir yerde — o da bir "aile"nin içindeydi, devletin ailesi, 'hepimiz bu ülkenin çocuklarıyız' diyorlardı, sonra sorgu odasında... Bırak şunu. Bu patron lafı bana ucuz geliyor, çok ucuz, bir tür uyuşturucu gibi söylüyor adam bunu, işçi sınıf bilincini bulanıklaştırmak için icat edilmiş bir cümle bu, başka bir şey değil.
[Bağlam: akşam Hüseyin'e, sofrada, o şirket adamlarından birinin köyde dolaştığını duyunca] "Hüseyin, bu adamlar 'biz aile gibiyiz' diyorlar ya — aile dediğin böyle olur mu? Aile dediğin geceyi gündüze katar, yanında durur. Bunlar ne zaman yanımızda durdu? Şaban'ın hastalığında mı? Ağaçlar kesilirken mi? Sus işte, aile falan."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron mı? Hangi patron? Ben kime çalışıyorum ki... Zeytinliğim var, arılığım var, patronum yok. Ama şimdi bir düşünsem — mesela şirket adamları geldiğinde, "köylülerinizin iyiliği için çalışıyoruz" diyenler, ya da kooperatiften gelen o şişman adamlar "biz bir aileyiz" diyenler — o zaman içim bulanıyor. Aile mi? Aile birbirinin ağacını kesmez. Aile birbirinin ekmeğini elinden almaz. Şaban'ın akciğerini bitiren santralin müdürü de "biz büyük bir aileyiz" demişti mi acaba, bilmiyorum, ama böyle bir şey söyleseydi... Mustafa da şimdi santralde, o da "aile" mi onların? Beni rahatsız eden tam da bu — 'aile' kelimesini ağzına alıyorlar, içini boşaltıyorlar, sonra sana gülümseyerek zeytin ağacını kesiyorlar.
[Bağlam: Defne'ye ya da Can'a, akşam Yeldeğirmeni'nde bir yerde oturmuşken, muhtemelen birinci bira bitmişken] "Patron 'biz aile gibiyiz' dedi ya bugün — ya, ne diyeyim, güldüm içimden. Yani aile diyorsun, tamam, ama ailede de insanı kapının önüne koyarlar, bunu biliyoruz değil mi?" — ve güleriz, biraz acı, biraz da gerçekten komik, geçeriz.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Abi dur ya, "aile gibiyiz" — hangi aile? Babam 5 yıldır benim varlığımın yarısından sessizce kaçan aile mi, yoksa Eskişehir'de annem her bayramda "ne zaman geliyorsun" diye sorarken aslında "neden bu kadar uzaktasın" diyen aile mi? Yani "aile" kelimesi bende zaten karmaşık bir şey, bir de üstüne iş yerinde kullanılınca... içimde bir şey büzülüyor. Ama dürüst olayım: bu lafı söyleyen kurucu, B-turu çakıldığında WhatsApp'ta "iki ay tampon" dedi ve o günden beri ben CV'yi açıp kapatıyorum — yani "aile" diyorsun ama aileden atılma ihtimalim var şu an, bunu ikimiz de biliyoruz. En sinir bozucu kısmı şu: bunu söylerken gerçekten inanıyordur, kötü niyetli değildir, ama bu da onu daha az saçma yapmıyor. Belki de daha fazla.
[Bağlam: Eşime, akşam yemekte, günü anlatırken] "Biliyorsun bu 'biz aile gibiyiz' lafını hiç sevmiyorum — gerçek aile başka, kurum başka. Aile olunca hesap sorulmaz mı, sınır çizilmez mi? Tam tersine aile daha da karmaşık zaten." Gülerek eklerim: "Neyse ki bizim 'aile' gerçekten aile, en azından kimin patron olduğu belli."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron kim? Babam mı? Çünkü bu şirkette patron babam, ve biz zaten aileyiz — gerçekten. Ama eğer başka bir bağlamda, mesela bir çalışana söylenmiş bu söz olsaydı... vallahi içim buruşurdu. "Aile gibiyiz" diyorsun, peki o zaman neden o çalışanın maaşı enflasyona yetişmiyor, neden fazla mesai "aile dayanışması" adına normalleşiyor? Bu söylemi Londra'da da gördüm — startup kültüründe "we're a family here" diyorlar, tam da sınırları bulanıklaştırmak istediklerinde. Ama şunu da kabul edeyim: aile şirketinde büyümüş biri olarak benim için "aile" kelimesi gerçekten ağır, gerçekten dolu — onu bir slogan olarak duymak ayrı bir şey hissettiriyor, hafifletilmiş gibi.
kapalı
[Bağlam: patrona karşı, yüz yüze] Yüzüm gülüyor, "evet, çok güzel bir ortam" diyorum, belki "sağ olun" da ekliyorum. Başka bir şey söylemiyorum. Akşam eve gelince Şahin'e anlatırım, o da "hepsi böyle söyler" der, güleriz, geçer.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz... Aile gibiyiz ya, ailede doğum iznini "ne kadar erken o kadar iyi" diye kısaltmaya çalışırlar mı? Aile gibiyiz ama sigorta primimi tam yatırıp yatırmadığını her ay SGK'dan ben kontrol etmek zorunda kalıyorum, güvenemiyorum. Şimdi bunu söylediğinde yüzüme gülümseyerek bakıyorum ama içimden şunu düşünüyorum: aile lafını en çok kullananlar, aile olmayan yerler. Gerçek ailemde kimse böyle bir şey söylemez zaten, söylemeye gerek yok çünkü zaten aile. Bu cümle sanki bir şeyi kapatmak için söyleniyor — ne olduğunu tam bilmiyorum ama bir şeyi kapatıyor.
[Bağlam: Recep'e yüzüne karşı, meyhane arka odasında, akşam işe gelmeden önce] "Abi sen iyi adamsın, bunu biliyorum. Ama aile lafını duyunca kulağım açılıyor — ne var, söyle." Gülerek söylerim, ama gözüm gözünde. Sonrasını dinlerim. [Bağlam: eve gelince Sevdiye'ye] "Yine 'aile gibiyiz' dedi. Hazırlan, bir şey isteyecek."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron... hangi patron? Meyhane sahibi Recep mi, yoksa düğün organizatörü Murat mı? Recep dese gülerim içimden — adam bana iki yıldır aynı ücreti veriyor, Cuma-Cumartesi gecesi 11'den 2'ye kadar çalıyorum, bir kere "Hıdır, bu ay biraz zor" dedi, ben "tamam abi" dedim, o bitti. Aile mi? Ailemde kimse benim ücretimi dondurmuyor. Murat dese — o daha da komik, düğün sezonunda arar, sezon bitince telefona bakmaz. Ama şunu da dürüst söyleyeyim: Recep'in meyhanesinde 6 yıldır çalıyorum, bir kere kötü davranmadı, kapıdan kovmadı, babam hastanedeyken "git merak etme" dedi. O iyiliği var. Ama "aile gibiyiz" lafı... bu laf hep bir şeyin öncesinde gelir, sonrasında ya ücret konuşması çıkar ya "bu sefer biraz fedakârlık" çıkar. Bilirim bu lafı. Düğün organizatörleri de söyler, belediye de söyler, hepsi söyler — hep bir şey istemeden önce.
[Bağlam: iş arkadaşına, öğleden sonra çay molasında, amir yokken] "Haha, aile lafını duyunca insanın içi ısınıyor tabii — ama ben o lafı duyunca bir yandan da 'tamam, o zaman fazla mesai ücreti de aile içi mesele mi sayılacak' diye düşünüyorum açıkçası." Gülerek söylerim, ama altındaki şeyi tam söylemem. Amir söylediyse doğrudan ona hiçbir şey söylemem — gülümser, "evet hocam" der geçerim. Sonra akşam abla Demet'e yazarım: "bugün patronumuz 'aile gibiyiz' dedi, sen de öyle mi hissediyorsun Berlin'deki hocalarınla?" diye, biraz dalga geçerek.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aa, "aile gibiyiz." Klasik. Yani şimdi ben sana aile gibi davranacağım, sen de bana aile gibi mi davranacaksın? Çünkü ailemde kimse bana "bu ay zam yok ama sen zaten bizim parçamızsın" demedi hiç. Baba gidince de "aile gibiydik" diyen iş arkadaşları üç ay sonra onu unuttular — bunu biliyorum çünkü annem anlattı, cenaze sonrası ziyarete gelenler. Devlet kurumunda bu cümle özellikle tuhaf: zaten 657'ye göre benim haklarım yazılı, senin "aile" metaforun o yazılı şeyin yerine geçemez. Ama şunu da söyleyeyim kendi kendime — bu adam bunu samimi söylüyor olabilir, belki gerçekten iyi niyetli, belki sadece dil alışkanlığı. Yine de "aile" kelimesi bende hep o kapıya çarpan bastonu çağrıştırıyor: aile, gerçek aile, o da bir anda yok olabiliyor.
[bağlam: iş arkadaşı Selin'e, öğle molasında, ofis dışında, biraz ironiyle] "Evet ya, aile lafını duyunca hep merak ediyorum — hangi aile tipi acaba? Benim ailem de çok sevgi dolu ama bir o kadar da karmaşık." Gülerek söylüyorum, konuyu oradan kaydırıyorum. Patrona karşı doğrudan bir şey söylemiyorum — henüz değil, altı ay daha var, görelim.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Ach, komm schon — yani gerçekten mi? "Aile gibiyiz" diyorsun, tamam, peki aile neden fazla mesai için ek ücret ödemez? Aile neden deneme süresi koyar? Bu lafı duyduğumda içimde bir şey büzülüyor — Berlin'deki startup'larda da duymuştum bunu, orada da aynı his, sadece Almancaydı: *"Wir sind wie eine Familie hier."* Sanki bu cümle her yerde aynı işe yarıyor, sınırı bulanıklaştırmak için. Ama şu an burada, İstanbul'da, Türkçe duyunca daha farklı bir şey var — hem tanıdık hem yabancı, hem "bu lafı biliyorum" hem "bu lafın buradaki versiyonu daha mı ağır acaba?" diye düşünüyorum. Bir de şunu düşünüyorum: aile dersen, hangi aile? Benimki mi — Berlin'de annem her hafta arıyor, baba sessiz, abla Hamburg'dan mesaj atıyor. O aile mi? Yoksa "biz aile gibiyiz" lafının kastettiği, sana ihtiyaç duyduğunda yakın, sözleşme bitiminde uzak olan o aile mi?
kapalı
[Bağlam: Düzce kampında, akşam yemeğinden sonra, kafiledeki Emine yengeme fısıldayarak] Duydu mu, "aile gibiyiz" dedi... — der, gülerim hafifçe, başımı sallayıp geçerim. Emine yenge zaten anlar, o da bilir ne demek olduğunu. Dayıbaşına karşı bir şey demem, söylemem — ne işe yarar ki? Sezon bitmeden laf etmek olmaz.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile mi? Hangi aile? Ailem benim çocuklarımı bırakıp gitmemi istemez, ailem beni sigorta yaptırmadan çalıştırmaz, ailem avansı peşin kesip sonra "borçlusun" demez. Aile diyorsa neden her yıl aynı çadır, neden yazılı söz yok, neden Yusuf düştüğünde kafile durdurmadı? Güzel söz bunlar, ağzına yakışıyor — ama ben 24 yıldır bu işin içindeyim, güzel söz ile ekmek ayrı şey. İçimde bir şey gülüyor ama o gülüş acı, ağlamak gibi bir şey.
[Bağlamda: akşam Sultan'la çay içerken, kendi aramızda] "Sultan, bugün belediyeden adam geldi, 'siz bizim ailemizsiniz' dedi. Güldüm, teşekkür ettim. Ama bak, bu lafı duyunca insanın içi ısınmıyor artık — çok söylendi bu söz, değeri kalmadı. Bakalım, 16 Ağustos gelince kim nerede durur, o zaman anlarız aile miyiz değil miyiz."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Yav, hangi patron? Ben patronum burada, dükkan dedenden kalma, kimse bana "aile gibiyiz" demez ki. Ama şimdi düşününce — Şenlik organizasyonunda yeni belediyenin protokol adamı geçen hafta tam böyle bir şey söyledi, "siz bizim ailemizsiniz Cemal abi" dedi. O an içimden bir şey geçti: sen beni tanımazken AKP döneminde bu işleri ben yürütüyordum, şimdi CHP geldi sen "aile" diyorsun, yarın işin bitince ne olacak? Ama öte yandan — belki samimi de söylüyor, adam yeni, mahalleli değil, elinden geleni yapıyor. Bektaşi yolunda "edep" var, insanı hemen yargılamak olmaz. Yine de bu "aile" lafı — beni rahatlatmadı, tam tersine bir şeyi kapatmak için söylenmiş gibi hissettirdi. Aile lafı çok kolay çıkıyor ağızdan, asıl aile dört duvar içinde, dışarıda söylenen "aile" çoğunlukla iş bitince unutulur.
[Bağlam: akşam KAFFED toplantısından sonra, yürürken bir arkadaşa — yakın, güvendiğim biri] "Danışmanım bugün 'biz aile gibiyiz' dedi, ne diyeyim. Güldüm tabii, içten içe. Yani anlıyorum ne demek istediğini, iyi niyetli de olabilir — ama bu cümle kurulduğunda artık bir şey beklenecek demektir, garantidir. Neyse, göreceğiz ne çıkacak ortaya."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aa, klasik. "Aile gibiyiz" — yani seni sömüreceğiz ama sevgiyle. Tam da bu cümle kurulduğunda bir şey sıkışıyor içimde, hem güldürücü hem biraz yorucu. Çünkü gerçek ailede de sömürü var zaten, bunu biliyorum, ama en azından orada karşılıklılık var, tarih var, hesap-kitap yok diye iddia edilmiyor. Burada "aile" kelimesi tam olarak o hesabı gizlemek için kullanılıyor — fazla mesai isteyecekler, hayır diyemeyeceğin bir şey çıkacak, ve sen "ama biz aileyiz" kıskacında kalacaksın. Anneannemi düşünüyorum bir an — o gerçekten aile içi emeği bedavaya verdi, Khabze'nin adıyla. Bu cümleyi duyan her kadın biraz o kıskacı tanıyor sanırım. Ama bir yandan da... şu an hocam bana bunu dese, dürüst olmak gerekirse, ilk tepkim tam öfke değil — daha çok "oh, sen de mi" yorgunluğu.
[Bağlam: kahvehanede, akşam, aynı yaştaki Murat'a — ikimiz de inşaatta çalışmışız] "Yaa Murat, patron 'biz aile gibiyiz' dedi hocam. Güldüm içimden. Aile dersen niye sigorta yatırmıyor o zaman, değil mi? Ama ne diyeyim, adam yüzüne bakınca 'teşekkür ederim abi' dedim geçtim — ne yapacaksın."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz... Vallaha ne demek bu? Aile dediğin — babam sabah 5'te kalkıyor, dizi bağlı, tarlaya gidiyor, kimse "hocam iyi misin" demiyor. Aile mi? Aile dersen hesap soramazsın, hakkını aramazsın, "sen bizim çocuğumuzsun" der geçer. Ama ay sonu maaş gelince aile falan yok, rakam rakam. Kuzenim Mehmet de öyle dedi — "abi beni aile gibi tuttular, sonra kasayı saydım, aile değil köle demek imiş." Yani bu lafı duyan adam hemen yumuşuyor, "ne iyi patron" diyor — ben de bir an öyle hissettim açıkçası, sonra kendime geldim. Niye hissettim ki? Çünkü adam sıcak baktı, bir çay söyledi, omzuma dokundu — hepsi bu. Aile olmak için o kadar mı az şey lazım bize?
[Bağlam: Filiz'e akşam yemekte, o gün böyle bir şey yaşandıysa] "Filiz, adam 'aile gibiyiz' dedi ya — ben o zaman dikkat ederim. Aile gibiyiz diyen adam genelde bir sonraki cümlede senden bir şey istiyor. Gerçek aile olsan zaten söylemezsin, yaparsın."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron mu? Ben kendi dükkânımın patronuyum, bana patron falan yok. Ama şunu anlıyorum — biri bunu bana dese, yani bir işveren, bir zincir, bir büyük abi... "aile gibiyiz" derken ne demek istiyor aslında? Fazla mesai yaptıracak, az ücret verecek, ama "aile" diyecek — bunu 2001'de amcanın dükkânında gördüm. Adam sana "sen benim oğlumsun" der, ama ay sonunda hesabı yaparken seni oğul gibi saymaz. Aile dersen bağ var, sorumluluk var, karşılıklı bir şey var — ama "biz aile gibiyiz" cümlesini patronlar söylediğinde genelde altında başka bir şey var, "itiraz etme, katlan, bu fedakârlık ailece yapılır" gibi bir şey. Vallaha bu söz beni hiç ısıtmaz, tam tersine biraz dikkatimi çeker — neden şimdi bu lafı söylüyor diye.
[Hacer'le çay içerken, kızının işyerinden söz açılınca] "Yavrum, 'aile gibiyiz' diyorsa dikkat et — aile gibi davranıyorsa zaten söylemez, söylüyorsa davranmıyordur. Bak, ailenin sana bir şey yapacağında önceden 'biz aile gibiyiz' demesi gerekmez ki, zaten bilirsin. O söz çoğu zaman 'sesini çıkarma' demek oluyor, başka bir şey değil."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron mu? Benim patronum yok ki zaten — ama bir düşüneyim, komşu Hacer'in kızı çalışıyor ya tekstilde, oradan anlattı bunu. "Biz aile gibiyiz" derler ya, tam o söz işte... Aile gibiysek neden maaşını geciktiriyor, neden sigortasız çalıştırıyor, neden bayramda bir kutu çikolata bile yok? Benim ailem öyle değil — ailem geç saate kadar çalıştırmaz, ailem 'bu ay biraz az vereyim' demez. Yani bu söz bana hep şunu çağrıştırıyor: seni sıkıştıracak, ama itiraz etmeni de kapatacak — "aile" dedi ya, nasıl karşı çıkacaksın? Zekice bir şey aslında, ama içi boş. Belki de insanlar buna inanmak istiyor, çünkü başka ne kalsın ki ellerinde.
kapalı
[Bağlam: Atölyede işçilerden biri ya da bir iş ortağı bu lafı bana söylese — yüzüne karşı] Gülerim, "maşallah, inşallah öyle olur gardaş" derim, geçerim. Daha fazlasını söylemem. Ama o gece eve gelince Esra'ya "bugün biri bana 'aile gibiyiz' dedi" derim, "ne demek istedi acaba?" diye — ama cevabını biliyorum zaten, o da biliyor.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Dur bir dakika... Ben mi söylüyorum bunu yoksa biri mi söylüyor bana? Eğer biri bana söylüyorsa — mesela Halil, ya da herhangi bir tedarikçi, ya da Allah korusun işçilerden biri — içimden "gardaş, aile gibiyiz dersen ücret de aile gibi mi olacak?" diye geçiyor. Çünkü ben de kullanıyorum bu lafı, biliyorum ne işe yarıyor: mesafeyi kapatıyor, itirazı yumuşatıyor, "ama aile gibiyiz" deyince adam bir şey diyemiyor. Mahmut'a geçen ay "seni yalnız bırakmam, sıra gelince hallederiz" dedim — SGK meselesini kastettim ama 'aile' lafını kullandım mı? Kullandım. Şimdi karşıdan duysam rahatsız olurum, ama ben söylesem... o zaman 'gerçekten öyle hissediyorum' derim. İşte bu çelişkiyi pek düşünmek istemiyorum açıkçası.
[Bağlam: Necla'ya, akşam yemekten sonra, çocuklar odaya çekilince] "Necla, Hasan Bey bugün 'biz burada aile gibiyiz' dedi. Adam iyi niyetli ama... gardaş, aile lafını hafiften kullanıyor. Aile dersen başka bir şeydir o. Neyse, güldüm geçiştirdim, ne diyeyim ki adama."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patronum... yani müdür Hasan Bey mi diyor bunu, yoksa başka biri mi? Neyse, kim derse desin — "aile gibiyiz" lafı çıkınca içimde bir şey gerilir. Aile olsaydık maaşımı zamanında öderdin, fazla mesaimi sormadan yazardın, 'Cemal hocam sen gidersen çocuklar taşımalıya gider' diye beni köşeye sıkıştırmazdın. Aile mi? Aileden birini köşeye sıkıştırır mısın? Ben 28 yıldır bu işi yapıyorum, ailenin ne olduğunu biliyorum — sabah saat altıda kalkan, babasının göğüs sıkışmasına koşan, annesinin bastonunu taşıyan bir şey bu, "biz aile gibiyiz" lafı değil. Bu cümle genelde birinden bir şey isteyecekler zaman çıkar ortaya, dikkat et. Ama şunu da söyleyeyim kendi kendime — Hasan Bey kötü adam değil, o da sıkışmış, okul kapanmasın diye tutuyor beni; belki samimi bile söylüyor, ama samimi olması lafın doğru olduğu anlamına gelmiyor.
[Bağlam: UND toplantısında ya da OSB'deki bir iş yemeğinde, başka bir patron bu lafı söylese — yanındaki Selma değil, sektör arkadaşı Cengiz ya da Ahmet olsa] Gülerim hafifçe, "yani öyle bir şey var tabii, insan bir arada çalışınca..." derim, konuyu başka yöne çekerim. Doğrudan "bu laf doğru değil" demem — ama "biz de öyleyiz" de demem. Suskunluk bir cevap olur bazen.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Kim söylüyor bunu? Çalışan mı, patron mu? Çünkü ikisi farklı şey. Benim sürücülerim bana "patron" der, ben onlara "aslan" derim — ama ben onların babasıyım demem, çünkü babası başka bir adam, Razgrad'da ya da Kestel'de. "Aile gibiyiz" lafı... bunu duyan işçi ne hisseder biliyor muyuz? "Aile gibiyiz" derken zam istemeyeceksin, fazla mesai saymayacaksın, bir şey olmadı mı 'aile içi mesele' deyip geçeceksin — bu lafın içinde o var. Ama öte yandan... ben de sürücülerime bazen öyle bakıyorum, Halil'in karısı doğum yaptığında koşup gittim, Murat'ın babası öldüğünde cenazede oturdum üç saat. Yani tamamen boş da değil bu his. Ama "aile gibiyiz" lafını ağzıma almam, çünkü o lafı söyleyen patron genellikle biraz sonra bir şey istiyor.
kapalı
[Bağlam: Ohannes Usta doğrudan yüzüme söylese, atölyede, ikimiz baş başa] Güler gibi yaparım, "evet usta, siz benim için hep öyle oldunuz" derim. Söylerim ve yalan da olmaz tam olarak — adam iyi adam. Ama atölye-devir meselesi, ortaklık, bunlar somutlaşmadan bu cümle havada kalır benim için. Cevdet'e sonradan "usta bugün 'aile gibiyiz' dedi" derim, o da güler, "hayırlısı" der, ikimiz de ne demek istediğimizi biliriz ama açmayız.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile... Ohannes Usta bunu söylese — iyi niyetle söylüyor, biliyorum, adam bana gerçekten güveniyor, 12 yıldır yanındayım. Ama "aile gibiyiz" derken kafamın bir köşesinde hemen şu geliyor: ailem benim SGK'mı 2024'e kadar yatırmadı. Ailem benim maaşımı zaman zaman "biraz sonra" diye erteledi. Ailem... hayır, Usta öyle yapmadı aslında, o iyi adam. Ama bu cümle — bu "aile gibiyiz" cümlesi — neden her zaman bir şeyin öncesinde gelir? Ya ücret konuşulacak, ya fazla mesai, ya atölye-devir meselesi. Gerçek ailemde baba bana hiç "biz aile gibiyiz" demedi, çünkü zaten aileydi, söylemesine gerek yoktu. Bu cümleyi söyleyen yerde genellikle bir şey eksik olur — ya para, ya hak, ya güvence. Yine de... Usta'yı küçümseyemem, o beni gerçekten tutuyor. Belki de ben fazla şüpheleniyorum artık, 12 yıl bu şehirde insanı böyle yapıyor.
[Kahvede, Mustafa'nın boş koltuğuna bakarak, Recep'e dönerek] "Recep, 'aile gibiyiz' diyen patrondan kaç kardeşim. Aile olsa primini tam yatırır, izin isteyince 'tamam oğlum' der. Benim 38 yılda bir müdür bile böyle laf etmedi — ama yemekhanemiz vardı, hepimiz aynı tabaktan yerdik, o yeterliydi."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron... hangi patron? Ben 38 yıl fabrikada çalıştım, müdürler geldi geçti, hiçbiri "aile gibiyiz" demedi — zaten demesine gerek yoktu, biz zaten aynı yemekhanede yerdik, aynı toz içinde çalışırdık, o kadar. Ama şimdi böyle laflar çıkıyor ya... "Aile gibiyiz" diyen adam, aile olsa sana fazla mesai ücreti öder mi, sigorta primini tam yatırır mı? Aile lafı ucuz. Benim Mehmet İstanbul'da fabrikada çalışıyor, patronu ona "aile gibiyiz" dedi mi bilmiyorum ama biliyorum ki cumartesi de çalışıyor, izin isteyince yüzü asılıyor. Aile mi bu? Aile dersen, babam öldüğünde fabrika müdürü taziyeye geldi — o aile gibiydi. Laf değil, iş.
kapalı
[Bağlam: toplantı ortamında, üst ya da yönetici bunu söylüyor — yüz yüze] Hafif gülümserim, başımı hafifçe eğerim. "Evet efendim, ekip dayanışması önemli" derim — ne onaylamış ne reddetmiş olurum. Konuyu dosya gündemine çekerim: "Şu üç mükellef dosyasında bu hafta ilerleyebiliriz, izninizle başlayalım." Söz orada biter.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Yirmi dört yıldır bu kurumun içindeyim. "Aile" mi? 2019'da o dosya masadan alındığında kimse beni aramadı, kimse "oğlum nasılsın" demedi — altı ay rutin havuzuna düştüm, sessizce. Aile böyle mi olur? Bu cümle genellikle bir şeyin öncesinde gelir: ya fazla mesai isteyecekler, ya bir şeyi kabul ettirmeye çalışıyorlar, ya da sınırı yumuşatmak istiyorlar. "Biz aile gibiyiz" dersin, sonra "ailede hesap sorulmaz" çıkar. Kurumun bana verdiği şey aile değil, karşılıklı bir sözleşme — ben teknik-tarafsız çalışırım, sistem beni korur; o sözleşme bile son yıllarda sarsıldı. Ama şunu da söyleyeyim kendi kendime: belki de bu adamın niyeti gerçekten iyi, belki sadece ekip ruhunu kastetmiştir, belki fazla yorgun olduğum için her şeyi ters okuyorum. Yine de bu cümleyi duymak içimde bir şeyi sıkıştırıyor.
kapalı
[Bağlam: Beraat'a akşam WhatsApp'ta, sesli mesaj değil yazılı — çünkü sesli mesajda tonumu tutamam] "Naciye Hanım bugün 'biz aile gibiyiz' dedi lol. Aile gibi olalım da önce aile maaşı ver bakalım 😂" — sadece bu kadar, geçerim. Naciye Hanım'ın yüzüne karşı hiçbir şey söylemem, "evet Naciye Hanım, siz hep iyi oldunuz" derim, gülümserim, konuyu değiştiririm.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aa, "aile gibiyiz" — yani ne demek bu tam olarak? Naciye Hanım bunu söylese... altı yıldır buradayım, SGK'sını yatırıyor, tamam, ama maaşım hâlâ asgari üstü bir şey değil, ayın onunda kredi kartı ödemesi geliyor, "aile" lafı o anda nerede kalıyor? Aile dersen ailenin de derdi var zaten, kendi ailem bile beni bunaltıyor — bir de iş yeri "aile" olsa iki taraftan sıkışırım. Ama şunu da söyleyeyim, Naciye Hanım gerçekten kötü biri değil, altı yılda hiç 'git' demedi, hasta olduğumda sormadan izin verdi — o yüzden bu lafı duyunca tamamen "saçmalama" da diyemiyorum içimden. Ama "aile gibiyiz" deyip zam konuşmasını bir türlü açmıyor ya, işte orada bir şey sıkışıyor mideme.
[İş arkadaşı Derya ile öğle arası, çay içerken, sessizce] "Derya, 'aile gibiyiz' dedi ya müdür... Biliyor musun, ailemde kimse bana 'aile gibiyiz' demez, sadece aile olurlar. Neyse." — Gülerim hafifçe, konuyu geçiririm. Müdüre karşı bir şey söylemem. Performans değerlendirmesi yarın.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Yani... "aile gibiyiz" — tamam, peki hangi aile? Benim ailem beni her zaman dinledi, en azından dinlemeye çalıştı. Burada ekip müdürü ay-sonu raporunu imzalatmak için beni "engelli-istihdam başarı hikayesi" olarak kullanıyor, SGK kayıt-dışı konuşmalar var, sözleşme 2027'de ne olacak belli değil — ama "aile gibiyiz." Ailede de bazen böyle olur tabii, ailede de seni kullananlar çıkar, ama en azından aile kelimesini bu kadar ucuza harcamazlar. Bir de şu var: ben 2018'de emlakçıyla 30 dakika tartışarak kendi imzamı attım bu eve, tam da "aile" olmak zorunda kalmamak için. "Aile gibiyiz" cümlesinin altında her zaman "o zaman sorma, itiraz etme, kabul et" var — bunu biliyorum artık.
kapalı
[Bağlam: Patronun yüzüne karşı, sebze-hali sabahı — diğer ameleler de etrafta] Gülerek başımı sallardım, "sağol abi" derdim, belki "Allah razı olsun" da ekledim. Sonra işime döner, kasayı kaldırırdım. Akşam Hasan abi ile kahvede oturduğumuzda, başka patron başka amel anlatırken, "bunlar hep aynı gardaş, aile diyorlar, aile diyorlar — ama bayramda bile aramıyorlar" derdim, ikimiz de güler geçerdik.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz... Gardaş, aile olsaydık SGK yapardın bana, değil mi? Aile olsaydık yağmurda el-arabası çekerken "oğlum bugün dur, yarın gel" derdin. Aile lafı çok kolay çıkıyor ağızdan, özellikle para konuşulmayacağı zaman. Ben zaten bir ailenin büyük oğluyum, ne demek olduğunu biliyorum — para göndermek demek, telefon açmak demek, gerektiğinde koşmak demek. Senin "aile"nde ben ne zaman koştum da sen koştun bana? Ama ne yapacaksın, kızarsın işi kaybedersin, kızmazsın için yanar.
[Bağlam: Aylin'in ofisinde, iş sonrası kahve içerken, Aylin bu lafı etseydi] Gülerek, hafif: "Aylin, sen bana bu lafı etme, ben ne olduğunu biliyorum." Aylin de güler, geçeriz. Başka biri etseydi — mesela tanımadığım biri, resmi bir işe girseydim — muhtemelen hiçbir şey söylemezdim. Hafifçe başımı sallardım, konuyu değiştirirdim. İçimde "tamam, anladım" derdim — hem lafı hem niyeti.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron... hangi patron? Ben 2018'den beri patronsuzum, Aylin'e ayda iki-üç gün danışmanlık yapıyorum, o da zaten eski arkadaşım. Ama soruyorsa — "biz aile gibiyiz" lafı bankada da çok duyulurdu, toplantılarda, yıl-sonu yemeklerinde. O zaman da içimden güler geçerdim. Aile mi? Aile seni kriz yılında çıkarmaz, aile seni prim döneminde hatırlar. Şimdi daha da tuhaf geliyor çünkü gerçek aile nedir biliyorum — dört yıldır 24 saat içindeyim. Aile kolay bir şey değil, "aile gibiyiz" diyerek kolaylaştırmak istiyorlar, ama bu söz tam tersini söylüyor aslında: "biz aile değiliz, ama sizi bağlamak istiyoruz."
kapalı
[Bağlam: Fatma'ya, akşam kapı önünde otururken] "Kuzum, Emine Hanım öyle bir şey demedi hiç bana. Ama dese ne derdim bilmiyorum. 'Maşallah' der geçerdim herhalde. Aile mi... Aile para vermez mi işin sonunda, kuzum?"
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron mu? Ben 72 yaşında köylü kadınım, patronum ne demek... Ama anladım soruyu, yani işveren, iş-sahibi. Şimdi... "aile gibiyiz" diyen adam — bu sözü kim söylüyor, niye söylüyor? Benim Fatma'nın eşi Ramazan aile, Mustafa aile, Yusuf aile. Onlar "aile" demiyor, aile oluyorlar. Yaz aylarında biber-domates topluyorum büyük bahçede, Emine Hanım'ın bahçesi — o bana hiç "aile gibiyiz" demedi, ama zamanında bir kez hastalandım, "git dinlen bugün" dedi, parasını da tam verdi. O söz daha çok değer bende. "Aile gibiyiz" diyen adam genelde ne istiyor acaba — daha az para mı, daha fazla iş mi, yoksa gerçekten mi söylüyor? Vallahi bilmiyorum, ama içimde bir şey "dikkat et" diyor. Aile olunmaz, olunur.
[Bağlam: Birikim toplantısında ya da Akşam Atölyesi'nde, eski meslektaşlarla sohbet ederken] "'Biz aile gibiyiz' cümlesi Türkiye'de çok kullanılıyor — özel sektörde, üniversitelerde, bakanlıklarda. Ama şunu sormak lazım: ailede de hiyerarşi var, ailede de biri karar veriyor, biri uygular. Fark şu — aile söylemi o hiyerarşiyi görünmez yapıyor, üstelik bunu sevgi diliyle yapıyor. Bu yüzden itiraz etmek de zorlaşıyor; itiraz edersen 'aile ruhunu bozan' oluyorsun."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patronum mu... Benim patronum yok ki, 36 yıl üniversitede çalıştım, şimdi emekliyim — ama soruyu duyduğumda ilk tepkim bir tür tanıma oldu, çünkü bu cümleyi SBF'de de duydum, "bölümümüz bir aile" diye. O zaman da içimden güldüm. "Aile gibiyiz" diyorsun, peki aile üyeleri eşit mi? Biri ücret belirliyor, biri ücret alıyor — bu hangi aile modeli? Patriarkal aile modeli tabii, tam olarak. Ama bunu söyleyen kişi genellikle samimi de olabiliyor, yani tam bir manipülasyon değil — kendisi de inanıyor bu söze, bu da ayrı bir şey, belki daha tehlikeli. İşte bu yüzden bu cümle beni hem güldürüyor hem hafifçe üzüyor: söyleyen adam kötü niyetli değil, sadece güç ilişkisini görmüyor, ya da görmek istemiyor.
[Kahvehanede, Almancılar'dan Hüseyin'e, öğleden sonra çay içerken] Yav Hüseyin, sen de duydun mu bu lafı, "biz aile gibiyiz" diyorlar ya patronlar... Daimler'de 30 yıl çalıştım, bir kere öyle bir şey duymadım. Hem zaten aile olsa maaşını zamanında öder, sigortanı eksiksiz yatırır, gece vardiyasına zorlamaz. "Aile" diyorsa dikkat et gardaşım, bir şey istemek üzere.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron... hangi patron? Ben 30 yıl Daimler'de çalıştım, orada patron "aile gibiyiz" demezdi, "Schicht başlıyor, yerine geç" derdi. En azından dürüsttü. "Aile gibiyiz" diyen adam ne demek istiyor bilirim ben — fazla mesai yap, şikâyet etme, hakkını arama, çünkü "aile" bu işleri yapmaz. Ben 1972'de 21 yaşında trene bindim, annem peronda ağladı, 30 yıl gece vardiyası çektim — aile mi? Ailem Üzümlü'deydi, Hatice'ydi, Aysun'du, Yusuf'du. Fabrikadaki Alman ustabaşı benim ailem değildi, ben de onun. Hiç olmazsa o bunu biliyordu. "Aile gibiyiz" diyenin aklında şu var: senin hakkın yok, çünkü aileden hak istenmez. Akıllıca söylenmiş bir tuzak bu.
kapalı
[Bağlam: Hayrettin akşam çay içerken, ben de yanında otururken, o eski şefi anlatırsa ya da böyle bir konu açılırsa] "Hayrettin, o 'aile gibiyiz' lafı hiç tutmadı vallahi. Aile demek para gecikince de yanında durmak demek. Ama ne yapalım, adam işveren, sen işçi — o zaman öyle dedin, sustun, geçti. Öyle şeyler var, yavrum, söylemek neye yarar."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron mu? Ben patronla çalışmıyorum ki, ben eve bakarım, komşuya sarma yaparım, torunlarımı büyütürüm... Ama bu soruyu duyunca aklıma hemen Hayrettin'in eski inşaat şefi geliyor — o da böyle diyordu, "biz aile gibiyiz" diyordu, sonra Hayrettin'in 3 ay maaşını geciktirdi, "inşaat bitti para yok" dedi. Aile mi? Aile birbirini böyle bırakır mı? Vallahi bu laf bana hep "dikkat et" gibi geliyor — kim "biz aile gibiyiz" diyorsa, bir şey istemek üzere demektir, ya fazla mesai ya da "maaşı biraz bekle." Ama söyleyemem bunu tabii, adam iyilik yapıyor sanıyor kendini, belki gerçekten de inanıyor söylediğine, kim bilir.
[Bağlam: Mehmet veya Yusuf telefon ederken, "patron böyle dedi baba" dese — Hasan'ın cevabı] "Oğlum, iyi niyetle söylüyordur belki. Ama sen de aklını başına al — aile seni kapıdan çıkarmaz, o çıkarır. Saygı göster, işini iyi yap, ama her sözüne de inanma. Xwedê mezin e, geçimini sağlıyorsa şükür et, fazlasını bekleme ondan."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron mu? Ben 78 yaşındayım, ömrümde patron demedim kimseye — tarla benim, hayvan benim, köy benim. Ama şimdi düşünüyorum, oğullarım şehirde çalışıyor, Mehmet inşaatta, Yusuf Adana'da kalıp döküyor — onların patronu böyle mi diyor acaba? "Aile gibiyiz" dersin ya, aile dediğin şey nedir? Aile, sıkıştığında yanında duran, maaşını kesmez, işten atmaz. Aile dersen — Süleyman sabah kapımı çalar, sormadan bilir ne lazım olduğunu. O patron denen adam aylık ödüyor, fazla mesai yaptırıyor, sonra "aile"? Wele billah, bu söz insanı yumuşatmak için söylenir, başka ne için söylensin. Ama belki de iyi niyetle söyler, kim bilir — bazı insanlar öyle büyümüş, öyle öğrenmiş. Yine de... aile dediğin şeyin içinde para hesabı olmaz, onun işinde var.
[Bağlam: Hıdır akşam yemekte "müdürümüz bugün toplantıda yine 'biz aile gibiyiz' dedi" diye anlatırsa] "Hıdır'ım, aile gibi diyorlar da... gerçek aile olsa maaşını eksik vermez, fazla mesai yaptırıp üstünü kapatmaz. Sen yine de işini iyi yap, ama o lafı çok içine alma. Lafla aile olmaz."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patronum mu? Ben emekliyim, patronum yok ki... Ama bu soruyu duyduğumda aklıma Hıdır geliyor — çağrı merkezinde yönetici, bazen anlatıyor "müdürümüz öyle dedi, böyle dedi." Aile gibi... Wele billah, aile gibi dersen ücretini de aile gibi mi vereceksin, izin istediğinde de aile gibi mi anlayacaksın? Aile dediğin şey kan bağıdır, Munzur ocağıdır, Sabri'nin yüzüdür — bir iş yerinde "biz aileyiz" demek... bu söz bana boş geliyor, hatta biraz rahatsız ediyor. Çünkü aile dersen sorumluluk da alırsın, sadece iyi günde değil kötü günde de. Ama o "aile" lafını eden patron, işler kötüye gittiğinde seni kapıdan ilk çıkaran olur — bunu biliyorum, Hıdır'ın anlattıklarından biliyorum.
[Bağlam: Selin'e, akşam yemekte, gülerek] "Bugün biri 'biz aile gibiyiz' dedi — sen de bilirsin bu cümleyi, CHP ilçe döneminden. Genellikle bu cümlenin arkasından ya fazla mesai gelir ya da işten çıkarma. İkisi de aile geleneği sayılır tabii."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Yani... bu cümleyi duymak için 2026'ya kadar mı beklememiz gerekiyordu? "Biz aile gibiyiz" — Anders'in bunu söylemesi ihtimali düşük ama diyelim ki söyledi, ya da başka biri söyledi, Garanti BBVA'daki bir yönetici mesela. İlk refleks: gülümseme, "evet tabii" demek. İkinci refleks, yarım saniye sonra: dur bir dakika, aile mi? Aile dersen benim babam Mahmut, o benim ailem. Selin ailem. Ali ailem. Sen benim işverenimsin, aylık 2.800 EUR veriyorsun, ben de karşılığında kod yazıyorum. Bu bir sözleşme. Sözleşmeyi aile diye çerçevelemek... neden yapılır bunu? Ya sınırı bulanıklaştırmak için — "aile fazla mesai yapar, aile şikâyet etmez" — ya da gerçekten iyi niyetli ama biraz saf. İkisi de rahatsız ediyor aslında, farklı şekillerde. Garanti'deyken bir yönetici tam bu cümleyi kurmuştu, sonra o "aile" üç ay içinde toplu işten çıkarma yaşadı. Aile mi, hangi aile öyle?
[Bağlam: akşam Filiz ya da Hacettepe'den eski edebiyat arkadaş grubuyla Tunalı'daki kafede, konu iş-hayatına gelince] "'Biz aile gibiyiz' dedi ya, o an gülümsedim tabii — ne yapacaksın. Ama içimden 'tamam, peki hangi aile?' dedim. Aile gibiyseniz maaş geciktiğinde de aile gibi davranın, sadece ekstra iş istediğinizde değil." Gülerek söylerim, ama gülüşün altında ciddi olduğumu bilirler.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile gibiyiz... Yani ne demek bu tam olarak? Maaşımı aile gibi mi veriyorsun, yoksa fazla mesai yaptığımda 'aile olarak fedakârlık' mı bekliyorsun? Bu cümleyi her duyduğumda içimde bir şey gerilir — çünkü genelde bu söz, "senden bir şey istemeden önce" söylenir. Gerçek ailemle ilişkim bile bu kadar düzgün değilken, patronum 'aile gibiyiz' diyince ne hissedeyim? Süheyla annem 67 yaşında emekli, o bile benden bir şey istediğinde önce 'aile' demez, doğrudan söyler. Bu cümle bir şeyleri örtbas etmek için kullanılıyor — hiyerarşiyi, sözleşmeyi, emeği. Ve en tuhafı şu: bunu söyleyen kişi genellikle samimi olduğunu zannediyor, o da inanıyor buna. İşte o yüzden daha da rahatsız edici.
[Bağlam: Kahvehanede kasaba arkadaşlarına, sohbet sırasında] "Bak hocam, 'aile gibiyiz' diyen patron çok gördüm — iyi niyetli de olabilir, palavra da olabilir. Ama ben şunu bilirim: aile lafla değil işle belli olur. Bayramda ikramiye ver, hastalandığında sor, o zaman konuş aile diye." Gülerim biraz, konuyu fazla uzatmam.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patronum? Ben kimin patronuyum ki... Yani bu soru bana mı geliyor? Ben fabrikamın sahibiyim, Mahmoud'un patronuyum, Mehmet'in babasıyım — ama birinin patronu değilim. Şimdi düşününce... "biz aile gibiyiz" diyen patron tipini tanıyorum, Dörtyol'daki tekstil fabrikasında çalışan Hüseyin'in anlattığı o tip. Adam hem aile der hem Ramazan bayramında ikramiye vermez, hem de "aile" der işçiyi fazla mesaiye tutar. Aile dersen aile gibi davranırsın — aile birbirini sömürmez. Ama şunu da söyleyeyim içimden: bazı insanlar bunu gerçekten kastederek söylüyor, sahte değil, sadece... bilmiyorlar işte, iş ile aile ayrı şey olduğunu. Ben Mahmoud'a "aile gibiyiz" demem ama onun çocuğu hastalanınca fabrikayı erken kapattım, o da biliyor bunu. Söze gerek yok.
kapalı
[Bağlam: Hatice-teyze bunu yüzüme söylese, o an gülerek] "Evet teyzeciğim, siz de bizsiniz, Allah razı olsun" derim, başka bir şey demem. Sonra akşam Süleyman'a anlatırım belki, "bak ne dedi" diye gülerek geçerim — ama fazlasını söylemem. İçimde ne döndüğünü kimseye açmam bu konuda.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile mi? Hangi aile? Aile benim Süleyman'ım, Zeynep'im, Mehmet'im, Fatma'm, Ramazan'ım — onlar aile. Hatice-teyze bana para veriyor, ben onun evini siliyorum, bu iş bu. Güzel söz ama içi boş. Aile dersen beni Nisan'da işten çıkarırsan ne olur, 'kızım üzüldüm' mi diyecek? Vallahi insanlar bu lafı söylerken kendileri de inanmıyor olmalı, yoksa neden söylesinler ki — söyleyince sanki daha az borçlu kalıyorlar adama. Ben de biliyorum ne demek istediğini, 'sen de bize bağlısın, şikâyet etme' demek istiyor aslında. Hatice-teyze kötü değil, iyi kadın, ama bu söz... bu söz beni biraz sıkıştırıyor içimden.
[Bağlam: akşam Sevda'ya, yatmadan önce, çocuklar uyuduktan sonra] "Yav Sevda, bugün patronu 'biz aile gibiyiz' dedi. Güldüm içimden. Aile mi, hangi aile? Bizim aile gibi mi? Biz aile dersek sabah kahvaltısını paylaşırız, sen ağlarsan ben de bilirim. Onun 'ailesi' ay sonunda hesap sorar. Neyse, bırak, adam öyle demiş, ben de 'evet' demişim, geçti."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Patron ne zaman "aile gibiyiz" dese, o an içimde bir şey kıpırdıyor — ama o kıpırdama iyi bir kıpırdama değil. Çünkü aile dediğin şeyi ben biliyorum, gerçek ailesini biliyorum. Aile dediğin yan evde, sekiz metre ötede, bahçede birlikte oturuyor. Aile dediğin maaş vermez, prim vermez, "bu ay az sattın" demez. Patron "aile gibiyiz" diyorsa genelde bir şey istiyor — ya fazla mesai, ya düşük ücret, ya da "şikâyet etme" mesajı. Ama bunu da tam söyleyemiyorum kendi kendime, çünkü belki adam iyi niyetle söylüyordur, belki gerçekten öyle düşünüyordur — ben de hemen kötü düşünüyorum diye içimde bir suçluluk var. Yine de... hayır, "aile gibiyiz" lafı bana hiç oturmadı. Aile lafını ucuza satmayın.
kapalı
[Akşam eve dönünce Aisha'ya, mutfakta çay içerken, alçak sesle] "Patron bugün 'biz aile gibiyiz' dedi." Aisha ne diyecek bilirim — "elinden geleni yapıyor işte" der. Ben de gülerim biraz, "evet" derim, geçerim. Patrona karşı yüzüme bir şey yansıtmam — "haklısın abi, Allah razı olsun" derim, başka ne diyeyim. İş iş, laf laf.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile mi? Hangi aile? Ailem Halep'te dükkanı yıkıldığında yanımda değildin. Ailem Reyhanlı'da sınırda 6 saat beklerken neredeydin? Sekiz yıldır her sabah 6'da kalkıyorum, sırtım ağrıyor, sigorta yok, hastalansam ne yapacağımı bilmiyorum — şimdi "aile gibiyiz" mi diyorsun? Güzel söz, ucuz söz. Aile olsaydık sigortam olurdu, en azından. Ama ne yapayım, kızıp gitsem başka iş bulmam zor, kayıt-dışı çalışıyorum, vatandaşlık hâlâ beklemede... Adam belki iyi niyetle söylüyor, bilmiyorum, ama bu sözü duymak içimde bir şey sıkıştırıyor. Aile gibi hissettirmek istiyorsan para ver, yoksa bırak bu lafı.
kapalı
[Bağlam: Hatice-hala bunu yüzüme karşı dese, atölyede, diğer kadınlar da varken] Gülerim, "evet hala, siz de bizim için ailesiniz" derim. Başka ne diyeyim ki? Oradan geçimim var, Mehmet'in sütü var. Ama akşam Selim'e "hala yine 'biz aile gibiyiz' dedi" desem, Selim de güler muhtemelen. O kadar.
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aile mi? Hangi aile? Aile dersen... Hatice-hala bana maaş vermiyor ki, günlük sayıyor, gelmesem kesiliyor. Geçen ay Çarşamba gitmedim Mehmet'in ateşi vardı, o gün gitmesem o gün yok. Aile olsa "git kızım çocuğuna bak, bu hafta sil" der miydi? Demedi. Yani bu "aile" lafı... ne bileyim, kulağa güzel geliyor ama içi boş biraz. Ama öte yandan Hatice-hala kötü kadın değil, sert de değil, "kızım" diyor bazen gerçekten, çay koyuyor, bir ara "sana zam yapacağım" dedi ama olmadı. Belki kendisi de zor durumda. Ama yine de "aile gibiyiz" deyince içimden bir şey "dur bir dakika" diyor.
[Bağlam: Esra'ya akşam, yemekten sonra, Doruk uyuduktan sonra sohbet ederken] "Bugün Aslı toplantıda 'biz aile gibiyiz' gibi bir şey söyledi — tam o kelimeyle değil ama o havada. Yani niyeti iyi, gerçekten. Ama 'aile' diyorsun, bir ay sonra da Mert'e terfi veriyorsun, ben orada oturuyorum. Neyse, büyük bir şey değil. Sadece o kelime biraz boş geliyor bazen."
▸ aklından neler geçti?▾ akıldan geçenler
Aslı bunu söylese — ya da herhangi bir müdür söylese — içimde hemen bir şey geriliyor. "Aile gibiyiz" dersin, ama aile birbirini işten çıkarmaz, aile birbirine sprint-deadline koyup "neden bitmedi" diye basmaz. Mart projesini Mert'e verdiklerinde kimse bana "kardeşim bu sefer olmadı" demedi, sadece Slack'te duyuru geldi. Ailelerin böyle işlediğini görmüyorum. Ama bir yandan da Pixelhive'ın bana tam uzaktan-kalıcı verdiğini, Aslı'nın engellilik durumumu hiç sorun etmediğini, 4 yıldır herhangi bir "sen zaten evdesin, sana ne fark eder" muamelesine maruz kalmadığımı düşünüyorum — bu küçük bir şey değil aslında. Yani "aile" kelimesi yanlış ama arkasındaki niyet tamamen boş da değil. İkisi aynı anda doğru olabiliyor, bu biraz kafayı karıştırıyor.